Belirsizlik, çoğu zaman insanın doğası gereği sevmediği ve başa çıkılması gereken bir durum olarak görülmüştür. Hatta pek çok atölyede veya iş görüşmesinde karşımızdakine “Belirsizlik hakkında ne düşünüyorsun?” diye sorduğumuzda, insanlar bu durumu nasıl bertaraf edeceğine dair yorumlarda bulunuyor. Peki acaba “belirsizlik” gerçekten bu kadar kötü ve kurtulmamız gereken bir durum mu, yoksa sürece bambaşka bir perspektiften bakabilir miyiz?
Belirsizlikler Dünyasında Yaşıyoruz
Geçmiş çağlara göre değişimin çok hızlı gerçekleştiğini ve kırılgan, kaygılı, doğrusal olmayan ve anlaşılamaz bir ortam oluşturduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Gerek teknolojinin getirdiği yenilikler ve dönüşümler, gerekse çoklu krizler ortamının oluşturduğu zorunlu dönüşümlerden dolayı tam bir belirsizlik çağından geçiyoruz.
Literatürde bu konuyla ilgili VUCA isimli bir kavram var. Volatility (Dalgalanma), Uncertainty (Belirsizlik), Complexity (Karmaşıklık) ve Ambiguity (Belirsizlik) kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve (ilk olarak 1980’lerde soğuk savaş döneminde kullanılsa da) özellikle 2008 krizi zamanında iş dünyasında çokça konuşulan ve belirsizliğin hakim olduğu bir çağda yaşadığımızı anlatan bir kavram.
Elbette pek çok şeyde olduğu gibi, VUCA’ya da yeni yaklaşımlar getirilmeye başlandı. Özellikle 2020 sonrası post-covid dönemde VUCA’nın yerini BANI kavramının aldığı konuşuluyor. BANI uzun uzadıysa başka bir yazının konusu olsa da, kısaltmalar ne olursa olsun özetle belirsizliklerin her geçen gün arttığı bir dönemin içinde olduğumuz aşikâr.
Belirsizliğe Karşı Değil, Onunla Beraber Yol Almak
Belirsizliği, mücadele edilmesi gereken bir düşman değil, sabit bir gerçeklik olarak kabul edip birlikte yol alabileceğimiz bir kavram olarak görmek pek çok konuda bize yardımcı olabilir. Bu konuda sevdiğim bir Japon atasözü var.
“Rüzgârın yönünü değiştiremezsin ama yelkenlerini ayarlayabilirsin.”
a
Belirsizlik durumlarında her şeyden önce sakin kalmak, dirayetli olmak (yüksek resilience sahibi olmak), içinde bulunduğumuz durumu daha iyi anlamak ve dönüşüme ayak uydurabilecek aksiyonları almak gibi belli başlı adımları takip etmek daha sağlıklı sonuçlar almamıza yardımcı olmaktadır.
İnovasyon, Belirsizlikle Geliyor
Belirsizlikte paniğe kapılmayıp onunla adeta dans etmeyi öğrendiğimiz noktada yaratıcılık ve inovasyon doğmaya başlıyor. Bunun en temel sebebi, çok tanımlı bir sistemde belki hataları azaltırken ilhamı, farklılığı ve yeniliği de öldürmemiz.
Termodinamiğin ikinci yasası, entropi. Bir sistemi kendi haline bıraktığında entropisi, yani düzensizliği artar. Toplumda da durum benzer aslında. Sistem tamamen kontrolsüz bir şekilde büyüdüğünde kaosa, tamamen kontrol altına alınmaya çalışıldığında ise baskıya ve yaratıcılığın ölümüne götürür. Eğer inovasyon istiyorsak, işin içine onunla adapte olabileceğimiz ölçüde belirsizlik serpmek faydalı olacaktır.
Girişimciler için Belirsizlikte Yön Bulmak

Belirsizlikte yön bulmaya çalışmak, günümüzde her bireyi bir şekilde ilgilendiren bir konu. Beyaz yaka çalışanlardan esnafa, öğrencilerden girişimlere kadar hepimiz bir yerlerde belirsizlik içindeyiz.
Yellow Works olarak Belirsizlikte Yön Bulma atölyesini kurumsal firmalarda çalışanların yanı sıra girişimcilerle de gerçekleştiriyor ve oldukça faydasını görüyoruz. Bunun en temel sebebi, girişimcilerin doğası gereği, genellikle dönüşüm olan noktalarda değer yaratma çabası. Bir girişimin ortaya koyduğu değer önerisi ve ürün-pazar uyumu, bir gece ansızın gerçekleşen bir teknolojik gelişme veya yeni gelen bir regülasyon ile bir anda ortadan kalkabiliyor.
İşin doğası bu kadar risk ve belirsizlik barındırırken, bir de girişimcilerin girişim serüvenindeki kırılganlığı pek çok girişimin maalesef başarısız olmasına sebep olabiliyor. Gerek finansal gerek stres gibi sebeplerle, girişimcilerin bir kısmı yeterli testi ve pazar penetrasyon faaliyetini gerçekleştiremeden bu maceradan çekiliyor. Bu da bize girişimcilerin dayanıklılığını (resilience) artırmanın önemini gösteriyor.
Belirsizlikle başa çıkabilmek, ona karşı değil, onunla beraber kürek çekebilmek, bu yoğun mücadelede hemen hemen her girişimcinin elinde bulundurması gereken bir altın bilezik.
Belirsizlikte Yön Bulmak için Öneriler
Yazıyı tamamlamadan önce özellikle girişimciler için naçizane birkaç öneride bulunmak istiyorum.
Topluluklara dahil ol
Topluluklarla öğrenme ve bir arada olarak gelişme dönemindeyiz. Tek başına mücadele vermene gerek yok. Senin gibi benzer dertlere sahip binlerce kişi ve sana destek olmak isteyen onlarca topluluk var. Özellikle hızlandırma merkezlerini ve girişimcilik programlarını iyi araştır. Mentörler edin!
Süprizlere her zaman hazırlıklı ol!
Ne kadar planlı ve düzenli olursan ol, konunun düzenle bir alakası yok. O gün yapacağın işleri bir sıraya koyarken her şeyi öngörerek hareket etme. Vaktinin yaklaşık %20’sini belirsizlikten doğacak meseleleri çözmeye ayır.
Kendinin ve ekibinin farkında ol!
Herkesin güçlü ve zayıf yönleri var. Önemli olan her alanda iyi olmaya çalışmak değil, hangi alanda iyi hangi alanda kötü olduğunu bilebilmek. Her şey matematik değil, hem kendinin hem de ekibinin insan olduğunu unutma. İnsan ilişkilerini işin üstünde tut!
Cynefin Çerçevesi ve Johari Penceresi
Cynefin Çerçevesi ve Johari Penceresi kavramlarını araştır. İçselleştirmen halinde hayatı ve sistemleri anlamlandırmaya çalışan metodolojilerin çokça faydasını göreceksin.
Konuyla ilgili daha fazla konuşmak, tartışmak isterseniz, her zaman ofisimize bekleriz. Yellow Works olarak bu konulara birlikte kafa yormayı seviyoruz.






